Parasosyal İlişkiler ve Beyin

Derek’in ölüm haberini vermek için polisler Meredith’in kapısını çaldığında tam 11 sezon (241 bölüm) Grey’s Anatomy izlemiştim. Dolayısıyla bu sahneyi izlerken kalbimin sıkışması tesadüf değildi.

Belki siz de Ross ve Rachel nihayet kavuştuğunda fark etmeden gülümsemişsinizdir. Berlin, davası için kendini feda ettiğinde bir hırsızın yasını tutmuşsunuzdur. Barney, Robin’e evlenme teklifi ettiğinde tüyleriniz diken diken olmuştur. Robb Stark öldüğünde şoka girmişsinizdir.

Oysa bunların hiçbirini tanımıyoruz; hatta hiçbiri gerçekte var olmadı bile. Tamamen kurgu ürünler.

Ne oluyor da kurgu bir karakterle bu kadar gerçek bir ilişki kurabiliyoruz?

 

Parasosyal İlişki Nedir?

Bizi hiç tanımayan ve bize karşılık verme ihtimali olmayan figürlerle kurduğumuz bağa denir. Yani influencer’lar, ünlüler ve hatta kurgu karakterlerle kurduğumuz tek yönlü ilişkiler.

Bu ilişkilerde karşı taraf sizi tanımaz, sizin için zaman harcamaz, sizi düşünmez. Ama beyin bunun farkında değildir.

 

Beyinde Neler Oluyor?

Sosyal nörobilim uzmanları, Game of Thrones hayranlarıyla çok heyecanlı bir araştırma yaptı:

Becoming the King in the North: identification with fictional characters is associated with greater self–other neural overlap Timothy W Broom, Robert S Chavez, Dylan D Wagner — Social Cognitive and Affective Neuroscience, Cilt 16, Sayı 6, Haziran 2021

Araştırmacılar katılımcıların hem kurgusal karakterleri hem de gerçekte tanıdıkları kişileri düşünmelerini istedi. Bu süreçte fMRI ile beyin aktivitelerini izlediler. Odakları sosyal biliş ile ilişkili olduğu bilinen “medial prefrontal korteks”ti.

Bulgular: Beklenildiği üzere katılımcılar kurgusal karakterler hakkında düşündüklerinde medial prefrontal korteks, gerçek kişiler hakkında düşünüldüğü zamana kıyasla belirgin biçimde daha az aktive oldu.

İlginç olan ise şu: “Trait identification” adı verilen — kurgusal karakterlerle ne kadar özdeşleştiğimizi ve hikayeye kendimizi ne kadar kaptırdığımızı belirten bir özellik var. Bu özelliğe sahip bireylerde medial prefrontal korteks tıpkı gerçek bir insana verdiği tepkiyi verdi.

 

Peki Bu Nasıl Mümkün?

Beynimiz inanılmaz bir organ ama mükemmel değil. Kusurlarından biri de gerçekle kurguyu ayırt etmekte çok başarılı olmaması.

Bunun arka planındaki mekanizmalardan biri “ayna nöronlarımız.” Ayna nöronlar, biz bir eylemi yaparken olduğu kadar izlerken de ateşleniyor. Uzun süredir izlediğimiz bir karakter acı çektiğinde, bunu izleyen beynimiz o acıyı simüle ediyor.

Ayrıca düzenli olarak izlediğimiz karakterleri beynimiz artık sosyal ağımızın bir parçası olarak algılıyor. Bu yüzden sosyal bağlarla ilişkili olan oksitosin salınımı da onları izlerken artıyor.

 

Sonuç Olarak

İzlediğiniz karakterlerle kurduğunuz bağların nörobiyolojik bir alt yapısı var ve bu tamamen normal.

Ben burada nöropsikoloji ile ilişkili tarafını anlattım, fakat günümüzün dijital dünyasında parasosyal ilişkiler pek çok alanda çokça çalışılan ve çok ilginç bulguları olan bir konu. Konuyu daha derine merak ediyorsanız, National Geographic’in “What are parasocial relationships doing to our brains?” başlıklı yazısına göz atabilirsiniz.

Yorum bırakın

Scroll to Top